Ankilozan Spondilit Nedir?

Ankilozan spondilit (Kamburluk), omurganızdaki eklemleri etkileyen inflamatuar bir durumdur. Spondilit basitçe omurganın iltihaplanması anlamına gelir.

Ankilozan spondilit tipik olarak omurga ve pelvis arasındaki eklemlerde başlar, ancak omurganızı boynunuza yayabilir. Bazen eklemleriniz, tendonlarınız veya gözler dahil vücudun diğer kısımlarını etkileyebilir.

Ankilozan spondilit genellikle omurgada görülen kronik, ağrılı ve ilerleyici bir hastalıktır. Omurga kemiklerinin zamanla birbirine kaynaması sonucu omurga hareketleri kısıtlanır ve bu durum ilerledikçe omurgada şekil bozuklukları ve kronik ağrılara neden olur.

Eklemlerdeki ağrı ve sertleşme genellikle alt omurgada görülmesine rağmen, omuz, kalça ve diz eklemleri gibi büyük eklemlerde de ortaya çıkabilir. Ankilozan spondilit, aslında bir iltihaplı romatizma çeşididir. İlk olarak omurganın alt bölümü ile leğen kemiklerinin arasında gelişen enflamasyon, zamanla omurganın tamamını etkileyebilir. Enflamasyon, vücudun bağışıklık sisteminin hastalıklarla savaşma yöntemidir. Bağışıklık sistemi vücutta enflamasyon geliştirerek sağlıklı dokuları hastalıklara karşı korumaya çalışır. Ankilozan spondilit hastalarının enflamasyon dengesi bozulur. Bu durumda, vücutta herhangi bir hasar olmayan bölgeler koruma altına alınmaya çalışılır ve enflamasyon şiddeti artar. Bu da eklemlerin katılaşıp kemikleşmesine neden olur. Bu hastalığın nedeni tam olarak bilinmese de bazı kalıtsal faktörlere sahip kişilerde ankilozan spondilit görülme ihtimali daha fazladır. HLA-B27 genini taşıyan kişilerde hastalığın görülme ihtimali daha yüksektir. Ancak, bu geni taşıyan herkesin kesinlikle bu hastalığa yakalanacağı gibi bir varsayımda bulunmak yanlıştır. Bunun yanı sıra, ailede hastalık hikayesinin olduğu durumlarda, sonraki nesillerde hastalığın ortaya çıkma ihtimali oldukça yüksektir. Aynı zamanda, erkeklerde çok daha sık görüldüğü düşünülen bu hastalıkla ilgili yakın zamanda yapılan çalışmalarda, aslında görülme sıklığı açısından erkek ve kadınlar arasındaki farkın tahmin edilenden çok daha az olduğu sonucuna varılmıştır.

Omurganın öne doğru eğilmesi ve eklemlerin kemikler ile bütünleşmesi sonucu hareket kısıtlılığı yaratarak hayat kalitesini düşünen Ankilozan Spondilit hastalığının sebebi tam olarak bilinmese de kalıtsal faktörlerin önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. HLA-B27 adlı geni taşıyan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski bir hayli fazladır. Ancak tek başına bu genin varlığı hastalığın görüleceği anlamına gelmez.

Belirtiler

Ankilozan spondilit erken dönemde bel ve kalçada özellikle sabahları daha belirgin olan ağrı ve tutukluk hissine yol açar. Bu durum uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra da belirgin olarak görülebilir. Ankilozan spondilit hastalarında boyun,sırt, bel ağrısı ve yorgunluk da sık rastlanan belirtiler arasındadır.

Ankilozan spondilit hastalığı omurganın alt kısmını, pelivk pelvik eklemleri tutabilir ve hasta bu eklemlerde bel bölgesinde ağrı hissedebilir. Kaburga kemikleri de ankilozan spondilitten etkilenebilir. Ankilozan spondilit ayrıca kemiklere kasların bağlandığı tendonları da etkileyerek bu yapılarda ağrıya ve eklem kıstlılığına neden olabilir.

Ankilozan spondilit semptomları zaman içerisinde iyiye ya da kötüye gidebilir, stabil kalabilir. Hastalığa bağlı belirtiler düzensiz aralıklarla ortaya çıkabilir, sonra tekrar kaybolabilir, kısacası ataklarla seyreder.

Tedavi

Ankilozan spondilit ömür boyu devam eden bir hastalıktır. Her zaman ağrı olmayabilir ve ağrılar genellikle ataklar şeklinde tekrar etmektedir. Atak dönemlerinde eklemlerde oluşan iltihap ilaç tedavileriyle kurutulmaya çalışılmaktadır. Tedaviye ağrı kesici, iltihap kurutucu özellikte olan kortizon içermeyen ilaçlarla başlanmaktadır. Bu ilaçlar düzenli olarak kullanıldıklarında fayda göstermiyor ve kişinin kanda bakılan iltihap göstergeleri düşmüyorsa biyolojik ilaçlar devreye girmektedir. Ankilozan spondilit için TNF grubu ilaçlar da kullanılabilmektedir. Bu biyolojik ilaçlar normal ilaç tedavilerine cevap vermeyen hastalarda kullanılmaktadır. İltihaplı romatizma hastalıkları içinde egzersizin en gerekli olduğu hastalık ankilozan spondilittir. Tedavinin yarısını ilaçlar oluştururken diğer yarısını egzersiz oluşturmaktadır. Omurgayı, bel, sırt, boyun ve göğüs kaslarını güçlendiren egzersizler yapılmalıdır. Çok ilerlemiş ve eğilmenin belli bir derecenin üzerinde olduğu, hastanın yaşam konforunun çok azaldığı tablolarda ise cerrahi yöntemlere başvurulabilmektedir.