Karpal Tünel Sendromu

Karpal tünel sendromuna median sinir üzerindeki baskı neden olur. Karpal tünel, insan elinin avuç içi kısmında yer alan, kemikler ve bağlar ile çevrili dar bir kanaldır.

Karpal tünelde bulunan ve median sinir adı verilen sinir üzerine baskı uygulanması el ve kollarda uyuşma, karıncalanma ve halsizliğe karpal tünel sendromu adı verilir. Bu durum genellikle ellerin yorulduğuna işaret eden bir rahatsızlıktır.

Bireyin bilek anatomisi, diğer sağlık sorunları ve aynı el hareketlerinin sürekli tekrarlanması karpal tünel sendromunun ortaya çıkmasına sebep olabilir. Uygulanacak doğru tıbbi tedaviler karıncalanma ve uyuşma hislerini hafifletir. Bu sayede bilek ve el tekrar normal işlevlerini yerine getirebilir bir hal alır.

Belirtiler

Karpal tünel sendromunun belirti ve semptomları genellikle yavaş başlayarak gelişir. Normal şartlar altında bireyler ilk olarak parmaklarında veya elinde karıncalanma ve uyuşma olduğunu fark ederler.

Bir çok vakada küçük parmak haricinde diğer bütün parmaklar etkilenir. Bazı vakalarda parmaklarda elektrik çarpması gibi bir hissin oluştuğu gözlemlenmiştir. Bireylerin semptomlarını hafifletmek için ellerini sallaması yaygındır.

Rahatsız edici hisler bireyin bileğinden koluna kadar hareket edebilir. Karpal tünel sendromunun belirtileri genellikle gazete, kitap, telefon veya direksiyon simidi gibi nesneleri tutarken ortaya çıkar.

Etkileri yaygın olarak geceleri görülür. Bazı vakalarda hisler bireyi uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir. Uyuşma hissi zamanla sabit ve kalıcı bir hal alabilir.

Ellerde zayıflık ve güçsüzlüğün yanı sıra nesneleri elden düşürme karpal tünel sendromunun bir başka belirtisidir.  Bu durum bireyin elindeki genel uyuşukluktan veya aynı zamanda median sinir tarafından kontrol edilen başparmaktaki sıkıştırma kaslarının zayıflığından dolayı  kaynaklanabilir.

Karpal tünel sendromu belirti ve semptomları normal günlük yaşamlarına veya uyku düzenine müdahale edecek seviyede olan bireylerin doktora başvurması gereklidir. Karpal tüneli sendromu tedavi edilmezse ellerde kalıcı sinir ve kas hasarı ortaya çıkabilir.

Tedavi

Karpal tünel sendromununun tedavi süreci semptomlar başladıktan sonra mümkün olduğunca erken başlamalıdır. Karpal tünel sendromu tedavisi erken teşhis durumunda cerrahi olmayan yöntemler ile tamamlanabilir.

Sendromun ilk aşamalarda, bireyin alacağı elleri dinlendirmek için daha sık aralar verilmesi, semptomları daha da kötüleştiren aktivitelerden kaçınma, şişliği azaltmak için soğuk kompres uygulanması gibi çeşitli basit önlemler sorunu kendiliğinden ortadan kaldırabilir.

Daha ileri aşamalarda göz önüne alınabilecek diğer tedavi seçenekleri arasında bileklik yani bilek splinti, ilaçlar ve cerrahi müdahale bulunur. 10 aydan daha kısa bir süre boyunca devam ederek sadece hafif ya da orta şiddette belirtiler ve semptomların görüldüğü karpal tünel sendromu bileklik ile tedavi edilebilir. Ancak ellerde uyuşma başlarsa yine doktora başvurulması gereklidir.

Bileklik kullanımı ya da bilek splintleme uyurken bireyin bileğini sabit tutan bir ateldir. Bu gece karıncalanma ve uyuşma belirtilerini hafifletmeye yardımcı olabilir.

Atel sadece geceleri kullanılsa bile gündüz semptomlarını önlemeye yardımcı olabilir. Özellikle hamilelikte gece bileklik kullanmak ilaç alımı gerektirmeyeceği için etkili ve uygun bir seçenek olabilir.

Karpal tünel sendromunun tedavisinde ilaç kullanmadan önce mutlaka bir doktora başvurmak gereklidir.

Çeşitli steroid olmayan antienflamatuar ilaçların, yani NSAID’lerin kısa vadede karpal tünel sendromundan kaynaklanan ağrıyı hafiflettiği görülse bile, bu ilaçların karpal tünel sendromunu iyileştirdiğine dair herhangi kanıt yoktur.

Ağrının hafiflemesi için doktor tarafından karpal tünele kortizon gibi bir kortikosteroid enjekte edilebilir. Bu enjeksiyonların yönlendirilmesinde ultrason teknolojisinden faydalanılması mümkündür.

Kortikosteroidler, inflamasyonu ve şişmeyi azaltarak median sinir üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak oral yolla alınan kortikosteroidlerin karpal tünel sendromunu tedavi sürecinde kortikosteroid enjeksiyonları kadar etkili olmadığı yaygın bir kanıdır.

Bütün bunlara ek olarak romatoid artrit veya başka bir inflamatuar artrit türünün neden olduğu karpal tünel sendromu durumlarında, artrit tedavisinin belirtileri azalttığı düşünülmekle birlikte, bu durum kesin olarak kanıtlanmamıştır.

Bileklik ve ilaç alımı tedavilerine yeterli yanıt alınamayan, ya da çok şiddetli seyreden karpal tünel sendromu vakalarında cerrahi müdahale gerekli olabilir. Karpal tünel cerrahisinin hedefi, median sinire baskı yapan bağın kesilmesi, bu sayede de sinir üzerindeki basıncın hafifletilmesidir.

Karpal tünel ameliyatı iki farklı teknikle yapılabilir. Bunlardan ilki endoskopik cerrahidir. Bu süreçte cerrah karpal tünelin içini görmek için küçük bir kamera yani bir endoskop takılı teleskop benzeri bir cihazdan faydalanır ve elde ya da bilekte yapılan iki küçük kesik ile bağı keser.

Bazı cerrahlar, bağı kesen aleti yönlendirmek için ultrason teknolojisinden de yararlanabilir. Endoskopik cerrahi, ameliyattan sonraki ilk birkaç gün veya haftalık süreç boyunca açık cerrahiden daha az ağrı hissedilmesine neden olacaktır.

Karpal tünel ameliyatı için ikinci olarak kullanılan yöntem ise açık cerrahidir. Bu süreçte cerrah karpal tünel üzerinde, avuç içinde bir kesi yapar ve siniri serbest bırakmak için gerekli bağdan keser.

Her iki tekniğin de kendisine has fayda ve zararları mevcuttur. Bunlar arasında bağın yetersiz kesilmesi, yara bölgesinde enfeksiyon, yara izi oluşumu ya da sinirlerde ve kan damarlarında yaralanma sayılabilir.

Her durumda cerrahi müdahaleden sonraki iyileşme sürecinde, bağ dokuları tekrar büyürler ve bu arada sinir için daha fazla alan sağlarlar. Normal şartlar altında cilt birkaç hafta içinde iyileşirken, bağ dokularının tekrar büyümesi süreci birkaç ay devam eder.

Bu iyileşme sürecinde elin kullanılması teşvik edilse de, başlangıçta sert el hareketlerinden ve çok ters bilek pozisyonlarından kaçınmak gereklidir. Bileğin kullanımı yavaş yavaş normal halini alırken doktor bireyi nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda bilgilendirecektir.

Cerrahi müdahale sonrasında ağrı veya halsizlik birkaç haftadan birkaç aya kadar devam edebilir. Bununla birlikte eğer bireyin semptomları çok şiddetliyse ve sinir çok yıpranmışsa semptomlar ameliyattan sonra tamamen ortadan kalkmayabilir.